Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Yanlar arasındaki sözleşmenin 21.maddesinde hükme bağlanan ceza, B.K.nun 158/II.maddesindeki ifaya ekli cezadır. Bu ceza, alacaklı bir zarara uğramamış olsa bile istenebilir. Cezanın istenebilmesi için bir zararın ispatı da gerekmez. Yasanın 159 /son maddesi hükmünce, uğranılan zarar kararlaştırılan ceza miktarını aşarsa alacaklı borçlunun kusurunu ispat koşuluyla cezayı aşan zararını da talep edebilir. Somut olayda, davacı kooperatifin istediği, uygulamadaki adıyla kira tazminatı veya gecikme tazminatıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse gecikme tazminatı eserin sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi ile fiilen teslim tarihleri arasındaki dönem için talep edilebilecek farazı bir hesaba dayalı mahrum kalınan kira kaybı alacağını ifade eder. Burada, tesliminde gecikilen eserin üçüncü bir şahsa fiilen kiraya verilmesinin veya verilememesinin bir önemi yoktur. Müspet zarar kapsamında kaldığı için alacaklının teslim yapılsaydı mal varlığının geleceği düzey ile teslimin yapılamamasından ötürü mal varlığında oluşan düzey arasındaki farktır. O yüzden, mahkemenin bu istemi reddeden bilirkişi görüşünde ve benimseyen karar gerekçesinde yasaya uygunluk yoktur. Mahkemece yapılması gereken iş; davacının cezayı aşan zarar kalemini de incelemek, esası konusunda bir hükme varmaktan ibarettir. İstemin yazılı olduğu şekilde reddi bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.3.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Y15HD 31.03.2004 - K.2004/1811