loading
SÖZLÜ YAPILAN ESER SÖZLEŞMESİ - İTİRAZIN İPTALİ - İCRA İNKAR TAZMİNATI

İİK.67
eBK.101, 104, 355, 366
eTTK.23

Dava, İİK`nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Yapılan iş miktarı ve iş bedeline yönelik olarak yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Eksik araştırma ve soruşturma sonucu ve işin uzmanı olmayan bilirkişiden alınıp rapor hükme dayanak alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.jva

YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, İİK`nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.

Bodrum İcra Müdürlüğü`nün 2005/558 takip sayılı dosyası kapsamından; davacının 24.12.2004 tarihli ve 1.7l9,00.-YTL, 3.592,00.-YTL ve 134,00.-YTL tutarlı faturaları dayanak alarak fatura tarihleri ila icra takip tarihi arasındaki süre için işlemiş temerrüt faizleri tutarları da dahil olmak üzere toplam 5.879,00.- YTL alacağın davalıdan tahsilini istediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davalının Muğla- İlçesi Sokak`ta bulunan 15/2 numaralı taşınmazının elektrik işlerinin davacı tarafından yapılmasına ilişkin yanlar arasında "sözlü" eser sözleşmesinin yapıldığı çekişmesizdir. Davacı icra takibine dayanarak alınan faturalarda gösterilen işleri yaparak teslim ettiğini ve iş bedelinin faturalarda gösterilen toplam miktar olduğunu ileri sürmekte; davalı ise, yapılan işlerin faturalarda gösterilen miktarlarda olmadığını, bedelin yüksek gösterildiğini ve yapılan işin bedelinin ödendiğini savunmaktadır. Buna göre, yapılan iş miktarı ve iş bedeline yönelik olarak yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

TTK`nın 23. maddesi gereğince, iş sahibi davalıya yüklenici davacı tarafından tebliğ edilen faturanın kapsamının kesinleşmesi ve dolayısıyla davalıyı bağlayıcı olabilmesi için fatura konusu işlerin yüklenici tarafından yapılarak davacıya teslim edilmiş olduğunun ve tebliğinden itibaren ( 8 ) gün içinde de faturalara davalı tarafından itiraz olunmadığının yasal delilerle davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Az yukarıda açıklandığı üzere, icra takibi ve dava dosyasına dayanak alınan faturalarda gösterilen işlerin tamamının davacı yüklenici tarafından yapılarak kendisine teslim edildiği davalı iş sahibi tarafından kabul edilmemiştir. O halde, takibe dayanak alınan faturalarda gösterilen işlerin davacı tarafından yapılarak davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkin taraf delilerinin sorulup tesbiti ile belirlenmesi ve yerinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle de faturalara konu tüm işlerin yapılmış olduğunun saptanması ve faturaların da yasaya uygun şekilde davalıya tebliğ edilmiş olmasına karşın yasal süresi içinde davalı tarafından itiraz olunmaması durumunda faturaların kesinleşmiş olduğu kabul edilerek asıl alacak tutarının davalı tarafından yapılan itirazın iptaline mahkemece karar verilmelidir. Aksi halde ise; iş bedelinin yanlarca kararlaştırılmamış olduğu gözetilerek, BK`nun 366. maddesi hükmü gereğince davacı tarafından yapılan işlerin bedeli, uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak işlerin yapıldığı tarihteki piyasa rayiçlerine göre mahkemece belirlenip varılacak sonuca göre iş bedeli hakkında karar verilmelidir.

Açıklanan bu hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ve soruşturma sonucu ve işin uzmanı olmayan bilirkişiden alınıp rapor hükme dayanak alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Diğer yandan, icra takibine dayanak alınan faturalar, BK`nun 101. maddesinde öngörülen nitelikte ve davalıyı borçlu temerrüdüne düşüren ihtar niteliğinde olmadığı halde, fatura tarihleri ila icra takip tarihi arasındaki süre için işlemiş temerrüt faizine yönelik davalı itirazının iptaline karar verilmesi de doğru olmamıştır. Ayrıca, BK`nun 104/son maddesine aykırı olarak takip konusu işlemiş temerrüt faizine temerrüt faizi uygulanması sonucunu doğurur şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.

Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.

Y15HD 31.10.2007 - K.2007/6823