loading
ALACAK DAVASI - CEZAİ ŞART - İSTİSNA (ESER) SÖZLEŞMESİ - TEMERRÜT NEDENİYLE FESİH

eBK.106 eTMK.2

Yüklenicinin kendi kusuru ile işi belli zamanda bitirmeyerek temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi halinde uyuşmazlık, kural olarak Borçlar Kanunu`nun 106-108. maddeleri çerçevesinde çözümlenir ise de; olayın özelliğinin haklı gösterdiği durumlarda MK`nun 2. maddede hükmü gözetilerek sözleşmenin ileriye etkili sonuç doğurur biçimde feshine karar verilebilir.Akdin ileriye etkili feshi halinde, sözleşmede belirtilen cezai şarta hükmedilir, geriye etkili fesih durumunda ise cezai şart isteği reddedilir.

YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Mahalli mahkemece verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, tapu devri ile geçerli hale gelen 31.10.1988 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 19. maddesinde yer alan yetki kuralına göre davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacı arsa sahibi 31.10.1988 tarihli Kat Karşılığı inşaat Sözleşmesi ile arsası üzerine inşaat yapmayı üstlenen davalı H. Tayfun`un sözleşmenin 6 ve 17. maddelerine aykırı davrandığını ileri sürerek 3.6.1996 tarihinde açmış olduğu iş bu dava ile sözleşmenin feshine ve 14. maddede öngörülen cezai şartın tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı inşaatın seviyesine göre tapu devri yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının gecikmeye neden olduğunu, inşaatın %90 seviyesine ikmal edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mahallinde keşif yapılmamış, daha önce yüklenici tarafından arsa sahibi aleyhine açılan (Bornova Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi)`nin 1995/442 Esas sayılı davasında 22.5.1996 tarihli keşif sonucu alınan 19.8.1996 tarihli rapora dayanarak inşaatın seviyesi %80 kabul edilmek suretiyle akdin feshine ve cezai şartın tahsiline karar verilmiştir.

Davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici H. Tayfun arasında akdedilen sözleşmenin 6. maddesine göre inşaat ruhsat alındıktan ve mal sahibi tarafından mevcut binadaki kiracılar çıkarıldıktan itibaren 22 ay içerisinde tamamlanıp arsa sahibine bağımsız bölümleri teslim edilecek, binanın tümü ise 24 ay içinde bitirilecektir. İnşaat ruhsatı 4.5.1989 tarihinde alınmış olup inşaatın sözleşmede öngörülen süre içinde bitirilemediği ve temerrüde düştüğü dosya kapsamı deliller ve kesinleşen İzmir Onüçüncü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/68 Esas sayılı dava dosyası ile sabittir.

İstisna sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmelerinde müteahhidin kendi kusuru ile işi belli zamanda bitirmeyerek temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi halinde, uyuşmazlığın kural olarak Borçlar Kanununun 106-108 maddeleri hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Ancak olayın niteliği ve özelliğinin haklı gösterdiği durumlarda MK. 2. maddesi hükmü gözetilerek sözleşmenin feshedilmesi ileriye etkili sonuç doğurur (YİBBGK. 25.1.1984 gün, 1983 E-1984/1 K. sayılı kararı.). Davalı yüklenici inşaat seviyesinin %90 oranının üzerinde gerçekleştiğini savunduğundan mahkemece mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak inşaatın seviyesinin kesin olarak belirlenmesi, tapu kaydının son durumu gösterir şekli ile celbedilmesi, yukarda değinilen 3/1 sayılı Tevhidi İçtihat kararı doğrultusunda feshin ileriye veya geriye etkili olarak gerçekleştirilmesi gerekirken başka bir dava nedeniyle 22.5.1996 tarihinde yapılan keşfe dayalı bilirkişi raporuna itibarla hüküm tesisi doğru olmamış, karar eksik inceleme nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.

Sözü edilen 3/1 sayılı Tevhidi İçtihat gereği aktin ileriye etkili feshi halinde yine sözleşmenin 14. maddesinde öngörülen ceza-i şarta hükmedileceği, aksi taktirde yani feshe geriye etkili olarak karar verilmesi halinde ise ceza-i şart talebinin reddedilmesi gerektiği de gözden uzak tutulmamalıdır.

3- 31.10.1988 tarihli Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi davacı arsa sahibi ile davalı H. Tayfun arasında imzalanmış, diğer davalı Ebru İnş. Taah. Tic. Ltd Şti. sözleşmede taraf olmamıştır. Akdi ilişkinin sadece davalı H. Tayfun ile kurulduğu gözetilerek diğer davalı şirket hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerekirken onun hakkında da hüküm tesisi usul ve Yasaya aykırı bulunmuştur.

Yukarda (1) bedde yazılı nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazının reddine, hükmün (2) ve (3) bendlerde gösterilen nedenlerle temyiz eden davalılar yararına (BOZULMASINA), oybirliğiyle karar verildi.

Y15HD 4.06.1998 - K.1998/2403