eBK.101, 358, 359
1. İmara aykırılık kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece re`sen araştırılması zorunlu bir konudur. İnşaatın imara uygun hale getirilip getirilemeyeceğinin, iskân ruhsatı verilip verilemeyeceğinin araştırılması, gerektiğinde bu konularda gerekli işlemleri yapması için davalıya mehil verilmesi zorunludur.2. inşaatın imara uygun hale getirilmesinin mümkün olmaması durumunda: Mahkemece verilen fesih kararı sonucu itibariyle doğrudur. Fesih yanında menfi zarar kapsamında olan, oturulan yer kira bedelinin karar altına alınması, diğer isteklerin reddedilmesi gerekir.3. İnşaatın imara uygun hale getirilmesinin ve iskan ruhsatının alınmasının mümkün olacağının anlaşılması durumunda: "Tamamlanma seviyesinin % 95 olması da dikkate alınarak" sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine karar verilmesi; davacıların gecikme nedeni ile kira istemlerinin, oturulan yer nedeni ile kira istemlerinin ve cezai şart istemlerinin de karar altına alınması gerekir.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde vekili avukatı Durmuş Kalay ile davalı vekili avukat Orhan Ercan geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem tarihinden önce sözleşmede kararlaştırılan teslim süresinin dolmuş bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Dava, sözleşmenin feshi, davalıya devredilen arsa payına isabet eden bağımsız bölümlerin devirlerinin iptali ve iadesi, süresinde teslim etmeme nedeniyle kira bedellerinin ve cezai şartın ve inşaatın teknik şartnameye uygun hale getirilmesi ve bitirilmesi için gerekli bedelin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/189 D. İş tespit dosyasındaki bilirkişi raporundan ve yargılama sırasında yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporundan, inşaatın projesine göre büyük yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu konu üzerinde durulmamış, inşaatın imara aykırı olup olmadığı, bu haliyle iskan ruhsatı alınmasının mümkün olup olmayacağı araştırılmamıştır. İmara aykırılık kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen araştırılması zorunlu bir konudur. İnşaatın imara uygun hale getirilip getirilmeyeceğinin, iskan ruhsatı verilmesinin mümkün olup olmayacağının araştırılması, gerektiğinde bu konularda gerekli işlemleri yapması için davalıya süre tanınması zorunludur. İnşaatın imara uygun hale getirilmesinin mümkün olmaması durumunda, mahkemece verilen fesih kararı sonucu itibariyle doğru olacağından, fesih yanında menfi zarar kapsamında olan sözleşmenin 9. maddesindeki oturulan yer kira bedelinin karar altına alınması, diğer isteklerin reddedilmesi gerekir.
İnşaatın imara uygun hale getirilmesinin ve iskan ruhsatı alınmasının mümkün olacağının anlaşılması durumunda, tamamlanma seviyesinin % 95 olması da dikkate alınarak, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 25.1.1984 tarih 3/1 sayılı kararı uyarınca, sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine karar verilmesi, davacıların sözleşmenin 8. maddesine dayanan gecikme nedeniyle kira istemlerinin, 9. maddesine dayanan oturulan yere ilişkin kira istemlerinin, 12. maddesine dayanan cezai şart istemlerinin de karar altına alınması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıdaki paragraflarda açıklandığı şekilde araştırma ve değerlendirme yaparak, sonuca göre karar vermekten ibarettir.
3 - Davacılar birleştirilen dosyada gecikme nedeniyle kira bedeli olarak 45.560.000.000 TL. istedikleri halde, mahkemece ek bilirkişi raporunda bu konuda hesaplanan 52.120.000.000 TL.nin karar altına alınması, bu suretle isteğin aşılması HUMK.nun 74. maddesine aykırılık oluşturmuştur.
4 - Davacılar tarafından davalıya davanın açılmasından önce BK.nın 101/I. maddesine göre, miktarı belirtir ve ödeme ister bir ihtarname gönderilmediği, davalının davanın açılmasıyla direngen duruma düştüğü düşünülmeden, kabul edilen miktarlar yönünden, dava tarihi yerine 24.11.1996 tarihinin faiz başlangıcı kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.), (3.) ve (4.) bendler uyarınca kararın (BOZULMASINA) oybirliğiyle karar verildi.
Y15HD 30.01.2002 - K.2002/409