loading
YÜKLENİCİNİN İŞİ SÜRESİNDE BİTİRMEMESİ - ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDE NAMA - İFAYA İZİN DAVASI

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince açılan dava, 6098 sayılı TBK`nun 113. (818 sayılı BK. md. 97) maddesine dayalı nama ifaya izin istemine ilişkin olup;

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, nama ifaya izin hususunun, somut olayın özelliği gerektirmedikçe, tüm arsa sahiplerince talep edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla, paylı taşınmazda, uyuşmazlığın mahiyeti gerektirmediğinden, herhangi bir paydaş arsa sahibinin nama ifaya izin talep etmemesi zorunlu dava arkadaşıymış gibi değerlendirilerek, bu sebeple davanın usulden reddi doğru olmamıştır.fk

eBK.97 TBK.113

YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması, nama ifaya izin davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacılar ile birleşen davada davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada,taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı yüklenicinin, süresi dolduğu halde inşaatı eksik bıraktığını ileri sürerek, nama ifaya izin ve davalıya kalması gereken iki adet bağımsız bölümün satışına izin ve yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, mücbir sebepler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yargılama sırasında davacılardan K.. Ö..`ın vefat ettiği ancak mirasçılarından Serpil`in davada taraf olarak yer almasının sağlanamadığı gibi olurunun da alınmadığı, nama ifaya izin davasında tüm arsa sahiplerince dava açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılardan K.. Ö.. yargılama sırasında vefat etmiştir. Bu durumda, davacılar vekiline K.. Ö..`ın tüm mirasçılarından vekaletname alarak dosyaya ibraz etmesi veya davacıya mehil verilerek terekeye temsilci tayin ettirildikten sonra temsilcinin veya temsilcinin vereceği vekaletname ile vekil huzuru ile davaya devam edilmesi gerekirken eksik taraf teşkili ile yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Bunun yanında, dava, 6098 sayılı TBK`nun 113. (818 sayılı BK. md. 97) maddesine dayalı nama ifaya izin istemine ilişkindir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, nama ifaya izin talebinin somut olayın özelliği gerektirmedikçe tüm arsa sahiplerince talep edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla, paylı taşınmazlarda, uyuşmazlığın mahiyeti gerektirmedikçe herhangi bir paydaş arsa sahibinin nama ifaya izin talep etmemesi zorunlu dava arkadaşıymış gibi değerlendirilerek bu sebeple davanın usulden reddi doğru olmamıştır.

İzah edilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının ( BOZULMASINA ), kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.

Y23HD 13.11.2015 - K.2015/7306