loading
MUNZAM ZARARIN TESBİTİ - TEMERRÜD FAİZİ MİKTARINDA ZARARIN YASAL KARİNE KABUL EDİLMESİ - PARA BORCUNUN GEÇ ÖDENMESİ (Munzam Zarar Tesbiti)

eBK.105

Munzam zarar talebine ilişkin davalarının kabul edilebilmesi için; alacaklının alacağına geç kavuşması nedeniyle faizi aşan bir zararının olduğunu kanıtlaması gerekir. Zarar, “örnek olmak üzere; ödemenin gecikmesinden ötürü bankalardan kredi kullanılarak fazladan faiz ödenmesi; alacağın geç ödenmesi nedeniyle icra takibine maruz kalınması ve yine bundan dolayı sabit bir değerin elden çıkartılması... gibi” somut şekilde kanıtlanmalıdır. Soyut olarak enflasyonun yada bankalarda mevduat için ödenen faizin, temerrüt faizinden yüksek oranda olması munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Olayda davacı açıklanan biçimde bir delil getirerek temerrüt faizini aşan zararını somut şekilde kanıtlayamadığından munzam zarar istemine yönelik davanın reddi gerekir.mfk

YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı, davalı içişleri Bakanlığı ve davalı Mersin Özel idaresine izafeten Mersin Valiliği vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalılar İçişleri Bakanlığı ile Mersin Valiliği`nin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davada 7.216.647.673.- lira asıl alacağın yanısıra 14.325.000.000.- lira munzam zarara ilişkin alacağın da tahsili istenilmiş, mahkemece asıl alacak aynen kabul edilerek ayrıca 7,936.636.757.- lira munzam zarar alacağının da davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Borçlar Yasasının 105. maddesi uyarınca alacaklının uğradığı zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu takdirde, borçlu kendisine, hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini kanıtlamadıkça bu zararı dahi ödemekle yükümlüdür. Yasa koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiştir. Bu zararın karşılanması iki bölümde düşünülmüştür. Birinci bölüm, kanıtlanmadan tahsili talep edilecek zarar miktarıdır ki bu temerrüt faizidir. Diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etmek olanağı yasal olarak mevcut değildir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bu tür davaların kabul edilebilmesi için alacaklının alacağına geç kavuşması nedeniyle faizi aşan bir zararının olduğunu kanıtlaması gerekir. Bu ikinci bölüm zarar, örnek olmak üzere; ödemenin gecikmesinden ötürü bankalardan kredi kullanılarak fazladan faiz ödenmesi; alacağın geç ödenmesi nedeniyle icra takibine maruz kalınması ve yine bundan dolayı sabit bir değerin elden çıkartılması... gibi somut şekilde kanıtlanmalıdır. Soyut enflasyonun yada bankalarda mevduat için ödenen faizin, temerrüt faizinden yüksek oranda olması munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Olayda davacı açıklanan biçimde bir delil getirerek temerrüt faizini aşan zararını somut şekilde kanıtlayamadığından munzam zarar istemine yönelik davanın reddi yerine bu zararı bazı varsayımlarla hesaplayan ve dava tarihine eskale edilmek suretiyle sonuca varan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş davacı yüklenicinin 7.218.647.673.- lira asıl alacağının tahsiline karar verilmesi ile yetinilmesi, munzam zarar adı altında hesaplanan 7.988.636.757.- liralık kısmi bölümünün ise reddine karar verilmesinden ibarettir.

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalıların ise sair temyiz itirazlarının ( REDDİNE ), 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına ( BOZULMASINA ), oybirliği ile karar verildi.

Sayın Avukat H. Hulki ÖZEL`e teşekkür ederiz.

Y15HD 26.04.2006 - K.2006/2472