eBK.106, 108
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Davacı, 616,5 ton odun temini için 19.8.1999 tarihinde yapılan ihaleyi davalının kazandığını ve 10.9.1999 tarihli sözleşme yapıldığını, ancak davalının 11.10.1999 tarihli yazı ile ihaleden doğan yükümlülüğünü yerine getirmeyeceğini bildirmesi üzerine 21.10.1999 tarihinde ikinci ihalenin yapıldığını, iki ihale arasında 5.500.000.000TL. fark oluştuğunu, ihtara rağmen bu bedelin ödenmediğini ileri sürerek iki ihale bedeli arasında oluşan 5.500.000.000TL. fark ile 4.353.830.000TL. işlemiş faizin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacının iki ihale arasındaki farktan kaynaklanan müspet zararı sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle isteyemeyeceği, talep edebileceği menfi zararın 989.500.000TL. olduğu, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 989.550.000TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, ihaleyi kazanan davalının edimini yerine getirmeyeceğini bildirmesi nedeniyle sözleşmeyi feshedip 2. ihale yaptığını ve 2. ihalede daha yüksek bedelle satın almak zorunda kaldığını ileri sürerek iki ihale arasındaki fark ile bu miktarın işlemiş faizini talep etmektedir. Davacı, taahhüdünü yerine getirmeyerek sözleşmenin feshine neden olan davalı yükleniciden, bu yüzden uğradığı olumsuz zararının ödetilmesini isteme hakkına sahiptir. Burada olumsuz zararın miktarı belirlenirken, kural olarak kaçırılan fırsat ilkesi çerçevesinde, ilk ihalede davalıdan sonraki en iyi ikinci fiyat teklifiyle, makul sürede yöntemince yapılmış ikinci ihalede gerçekleşen fiyat arasındaki farkın esas alınması gerekir. Öğretide ve uygulamada menfi zarar " uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar" olarak kabul edilmektedir. Sözleşmenin ifa edileceğine inanılarak başka bir sözleşme yapma fırsatının kaçırılması nedeniyle uğranılan zarar da, menfi zarar kapsamında değerlendirilmektedir. Dairemizin öteden beri sapma göstermeyen ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenmiş bulunan kararlarına göre, davacının menfi zararının saptanmasında, ilk ihaleye davalının dışında katılanların bulunması halinde, davalının teklifinden sonraki en iyi teklif ile, ikinci ihale fiyatı arasındaki fark esas alınmalı, şayet birinci ihalede davalıdan başka kimse ihaleye iştirak etmemiş veya davalıdan sonraki en iyi teklifin belirlenememesi halinde birinci ihale tarihindeki piyasa cari fiyatıyla ikinci ihale bedeli arasındaki fark ile bu bağlamda ve bu amaçla yapılmış olan tüm giderler esas alınmalıdır. Değinilen bu hususlar doğrultusunda belirlenen bedel davacının olumsuz zararını gösterir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan ve istek kapsamından davacının talebinin menfi zarar olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosyada, davalıdan başka ihaleye katılan olup olmadığı, katılan var ise verilen en iyi ikinci fiyatın ne olduğuna dair yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır. Mahkemece ihalelere ait tüm evraklar ile, birinci ihalede davalıdan başka teklif veren olup olmadığı, var ise verilen en iyi ikinci teklife ait belgeler davacıdan istenmeli, davalıdan başka ihaleye katılanın olması halinde onun teklif ettiği en iyi ikinci fiyat üzerinden, eğer davalıdan başka katılan olmamış ise veya teklif verenin önerdiği miktar belirlenemiyorsa bu defa o günkü piyasa cari fiyatıyla ikinci ihale arasındaki farkın menfi zarar olarak ödetilmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yukarıda 1.numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.3.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Y13HD 24.03.2003 - K.2003/3286