İİK.67 eBK.104, 355, 366
Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp bedelin hak edildiğini ispat yükleniciye, bedelin ödendiğini ispat iş sahibine aittir. Sözleşme yazılı değilse ve işlemin miktarı tanık dinlenmesine olanak tanımazsa, tanık ancak karşı yanın açık onayı halinde dinlenebilir.İş bedelinin kararlaştırılmadığı ya da ispatlanamadığı hallerde iş bedeli, işin yapıldığı yıl rayiçlerine göre bilirkişiye hesaplattırılmalıdır.İcra takibi ile temerrüde düşüldüğünde, takip tarihine kadar temerrüt faizi istenemez. İşlemiş faiz alacağına tekrar faiz yürütülmesi de yasaya aykırıdır.
Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık düzenlemesi BK.nun 355. ve devamı maddelerinde yapılan eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmıştır. Bu tür çekişmelerde, işin yapılıp bedeline hak kazanıldığını ispat yükleniciye, bedelin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine aittir. Yanların yapılan işin miktarını ve bedelini kararlaştırdıkları yazılı bir sözleşmeleri bulunmamaktadır. HUMK.nun 288. maddesince işlemin miktarı tanık dinlenmesine olanak tanımamaktadır. Tanık ancak Yasanın 289; maddesi gereğince karşı yanın açık onayı halinde dinlenebilir. Bu yüzden mahkemenin çekişmeyi tanık sözleri ile gidermeye kalkışması yasaya aykırıdır. Somut olayda, davacı biçilen kereste miktarını 11.5 m3 olarak iddia etmişken, davalı bu tutarın sadece 3 m3 olduğunu kabul etmektedir. Ne var ki, yazılı delile dayanmayan davacı dilekçesinde "Her türlü delil" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından öncelikle davacıya bu hakkı hatırlatılarak, biçilen kereste miktarının 11.5 m3 olduğunu kanıtlama fırsatı tanınmalı, davacı bu miktarın 11.5 m3 olduğunu kanıtlayamazsa, davalı iş sabihi 3 m3 kereste biçtirdiğini kabul ettiğinden iş bedeli bu miktar üzerinden bulunmalıdır. BK.nun 366. maddesi hükmünce de bedelin kararlaştırılmadığı veya kararlaştırılan bedelin ispat edilemediği durumlarda iş bedeli alacağının, işin yapıldığı yıl rayiçlerine göre bilirkişiye hesaplattırılması gerekir (HUMK. 275. madde). O halde işin yapıldığı 2002 yılında bir m3 kereste biçim fiyatı bilirkişiye buldurulmalı, ispat edilen miktar kadarının bedeli bulunarak bu tutar hüküm altına alınmalıdır. Bütün bu yönlerin gözden kaçırılması doğru değildir.
Diğer yandan, icra takip talepnamesinde asıl alacak dışında işlemiş faiz alacağı ve bunların toplamı üzerinden ayrıca faiz alacağı istenmiştir. Takip, 25.10.2002 tarihinde yapılmıştır. Her ne kadar davacı 14.10.2002 tarihli ihtarıyla alacağını istemiş ise de, bu ihtar davalıya 18.10.2002 tarihinde tebliğ edilmiş ödeme içinde 7 gün süre tanındığından, davalı 25.10.2002 tarihinde direngen duruma düşmüştür. Bu nedenle davacının işlemiş faiz talebi temerrüde icra takibiyle düşüldüğünden red olunmalıdır. Bu yönün gözetilmemesi, ayrıca, kabul şekline göre, BK.nun 104/son maddesi hilafına işlemiş faiz alacağına faiz yürütülmesi de yanlıştır. Bütün bunların dışında İİK.nun 67. maddesine aykırı olacak şekilde alacak likitmişçesine (muayyen) icra inkar tazminatı isteminin reddi yerine hüküm altına alınması da yasaya aykırı olmuş, kararın bütün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına (BOZULMASINA), oybirliğiyle karar verildi.
Y15HD 1.12.2003 - K.2003/5659