Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı cevabında sözleşme tarihi ile işin bitiş tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu savunarak zamanaşımı def'inde bulunmuş, mahkemece savunma benimsenerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında düzenlenen 11.02.2004 tarihli ilk sözleşmenin ifasından sonra, inşaatın diğer demir işlerinin yapımı konusunda sözlü olarak yeni bir eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, edimin de ifa ve teslim edildiği çekişmeli değildir.
Borçlar Kanunu'nun 126/IV. maddesi uyarınca maddede sayılan istisnalar hariç eser sözleşmesinden kaynaklanan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı Kanun'un 128. maddesi uyarınca da zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Kural olarak alacak işin teslimi ile muaccel olur. Dosyada işin teslimi ile ilgili herhangi bir belge bulunmamaktadır. Sonuncu kantar fişi 29.01.2007 tarihinde düzenlendiğinden teslimin bu tarihten sonra yapıldığı ve alacağın bu tarihten sonra muaccel olduğu anlaşılmaktadır. Teslim tarihi ile davanın açıldığı 19.08.2011 tarihi arasında 5 yıllık süre geçmemiş olduğundan davanın zamanaşımına uğradığı kabul edilemez. Mahkemece davalının zamanaşımı def'inin reddedilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, ilk sözleşmenin düzenlenme tarihinin zamanaşımına başlangıç alınarak davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Y15HD 13.06.2012 - K.2012/4420