TMK.1023, 1024
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Sözleşme gereği inşaatların 01.08.1999 tarihinde teslimi gerekirken davalılar inşaatı süresinde ikmal edememişlerdir. TTK`nın 24 ve BK`nın 161/son maddeleri uyarınca tacir olan bir şahsın cezanın fahiş olduğundan bahisle tenkisini istemeye hakkı bulunmamakta ise de, kararI aş tırıl an ceza borçlunun iktisaden mahfını mucip olacak derecede ağır ve yüksek ise adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptali mümkündür.jva
eTTK.24 eBK.161, 355
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyi-zen tetkiki müdahil davalı Zafer vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat ile müdahil davalı vekili avukat geldi. Davalı Yaşar gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar ile müdahil davalı avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davada davacı arsa sahipleri ile davalı Yaşar arasında imzalanan 22.09.1992 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ve davalıya tapuda devredilen arsa paylarının iptali ve davacılar adına tescili talep ve dava edilmiştir. Dava konusu 187 ada 1 ve 2 nolu parsellerin davalı yüklenicinin borcu nedeniyle icradan Zafer`e satılması üzerine sözleşmenin feshi ile ilgili dava müracaata bırakılmış, tapu iptal istemi ise davalı Zafer`e yöneltilmiştir. Davaya müdahale istemiyle katılan Zafer icrada satın aldığını, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Karar Zafer tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı Zafer hakkındaki iptal kararı davalı Yaşar`ın eser sözleşmesinden doğan vecibelerini yerine getirmemesi ve tapuya hak kazanamaması dolayısıyla davalı Zafer`in de hak sahibi olamayacağı gerekçesine dayandırılmıştır. Oysa davalı Zafer, davalı Yaşar`ın yapacağı inşaattan daire satın alan kişi durumunda olmayıp icra yoluyla taşınmazı satın alan konumundadır. Tapu kayıtları üzerinde inşaat şerhi bulunmadığından ve dava konusu parseller üzerinde hiçbir inşaat faaliyetine girişilmediğinden davalı Zafer`in davacı ile davalı Yaşar arasındaki ilişkiyi bildiğinden sözedilemez. Davalı Zafer`in icradaki işlemler sırasında davacının zararına hareket ederek ve muvazaalı şekilde satın aldığı iddia ve ispat olunamamıştır. TMK`nın 1023. maddesinde tapu kütüğündeki kayda iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanımı halinde üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı, 1024. maddesinde ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağı hususları düzenlenmiştir. Davalı Zafer`in TMK`nın 1024. maddesi anlamında kötüniyetli üçüncü kişi olduğu kanıtlanmış değildir. Bu durumda davalı Zafer hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarı da açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı Zafer yararına ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.
Y15HD 21.11.2007 - K.2007/7366